Anlatım Biçimleri

» Anlatım Biçimleri





Bir düşünceyi, bir duyguyu, bir tasarıyı, bir olayı sözle ya da yazıyla ifade etmeye anlatım ;
birbirinden farklı konuları, olayları, gözlem ve izlenimleri anlatırken kullanılan yöntemlere ise anlatım biçimi denir.

AÇIKLAYICI ANLATIM:
Bu anlatım biçiminde temel amaç, okura herhangi bir konu üzerinde bilgi verme, iyice anlaşılmayan ya da yanlış anlaşılan bir sözü, bir düşünceyi açıklığa kavuşturmaktır. Bu anlatım biçiminde temel amaç bilgi vermek olduğu için belirtilen yargı tartışılmaz; konuyla ilgili karşıt görüşlere yer verilmez. Anlatım oldukça ciddi, kuru ve öğreticidir.
           Açıklamanın yapılabilmesi, bir bilginin tam ve eksiksiz olarak verilmesi için tanımlamalardan, örneklemelerden, karşılaştırmalardan ve sayısal verilerden yararlanılır.
            Fıkra, makale, deneme, gezi, eleştiri, röportaj gibi yazı türlerinde açıklayıcı anlatım biçimi yoğun olarak görülür.
       
Özellikleri:
            1.Dil daha çok göndergesel işlevde kullanılır.
            2.İfadeler kesin ve açıktır.
            3.Kelimeler genelde gerçek(temel)anlamlarıyla kullanılırlar.
            4. “Tanımlama, açıklayıcı betimleme, sınıflandırma ,örneklendirme, karşılaştırma, tanık gösterme, sayısal verilerden yararlanma”  gibi düşünceyi geliştirme yollarından faydalanılır.
           5.Yazarın amacı okuyucuyu bilgilendirmektir.
           6.İfade hiçbir engele uğramadan akıp gider.
           7.Gereksiz söz tekrarı yapılmaz.
           8.Ses akışını bozan, söylenmesi güç sesler ve kelimeler yoktur.
           9.Dil ve ifade sade, gösterişsiz ve pürüzsüzdür.
          10.Düşünce ve duygular kısa ve kesin ifadelerle dile getirilir.

Örnek :
          “Çağdaş eğitim, bireyi bilgi ile donatmaktan çok, ona kendi kendine bilgi edinme yollarını öğretmeyi amaçlar. Bireyde, sağlıklı düşünme, doğru anlama, toplum içinde türlü durumlara olumlu uyum sağlayabilme yeteneklerinin geliştirilmesini ister. Sağlıklı düşünme, öncelikle dilin işleyiş düzeninin kavranmasına bağlıdır. Bu sebeple kişinin eğitimi ile ana dili arasında doğrudan bir bağlantı vardır.”

TARTIŞMACI ANLATIM:

 Bu anlatım biçiminde birbirine karşıt düşünceleri, bir konuyla ilgili kanıları değiştirmek, çürütmek ya da onların yerine yenisini koymak amaçlanır.
            Tartışmacı anlatımda yazar, inandırıcılığı sağlayabilmek için ciddi ve ağırbaşlı bir anlatım yerine sohbete varan rahat bir anlatım kullanır. Yazarın sık sık sorular sorup bunlara yanıtlar vermesi, bu anlatımın ayırt edici bir başka özelliğidir.
            Tartışmacı anlatım, bilimsel inceleme ve araştırmaya dayalı yapıtlar başta olmak üzere eleştiri, fıkra, deneme, makale, röportaj gibi yazı türlerinde de sık sık rastlanan bir anlatım biçimidir.
           Özellikleri:
    1.Dil daha çok göndergesel işlevde kullanılır.
   2.Düşünce ve duygular kısa ve kesin ifadelerle dile getirilir.
   3.Dil ve ifade sade, gösterişsiz ve pürüzsüzdür.
   4.Gereksiz ifadelere yer verilmez.
   5.Karmaşık ve anlaşılması güç cümleler kullanılmaz.
   6.Ses akışını bozan, söylenmesi güç sesler ve kelimeler yoktur.
   7.Savunulan ve karşı çıkılan görüşlere yer verilir.
   8.İki farklı bakış açısının olduğu konular bu türde işlenmeye daha elverişlidir.
   9.Fıkra, deneme, makale, röportaj gibi türlerde kullanılır.
   10.Yeteneğe, bilgi ve deneyime göre yöntem belirlenir.
   11.Eleştirici bir bakış açısıyla vardır.
   12.Anlatım tarzı sohbete varabilir.
 
   
   Örnek :
   “Gene bir eski özlemdir, gidiyor. Yeniye kötü kötü bakıyorlar, mana yokmuş, güzel değilmiş, düşünmekten, çalışmaktan kaçınan kimselerin ne yaptıklarını bilmeden ortaya attıkları şeylermiş. Geçmişin büyük eserlerini inceleyip de onlardan örnek almalıymışız. Oysa ki asıl, yeni zordur; yeninin manasını anlamak, güzelliğini duymak zordur. Bunun için alışkanlıklarımızı aşmak, dikkatimizi işletmek gerekir.”

BETİMLEYİCİ ANLATIM:
Varlıkların kendilerine özgü ayırıcı niteliklerini, bu niteliklerin duyu organlarımız üzerindeki etki ve izlenimlerini görünür kılmaya, onları sözcükler aracılığıyla resimlendirmeye betimleme denir.

Bir anlatımın betimlemelere dayandırılması ve betimlemenin amaç olarak kullanılması ile oluşturulan anlatım biçimine de betimleyici anlatım denir.

   Betimlemede, görme, işitme, tatma, dokunma ve koklama duyularına yönelik bir anlatım vardır. Herhangi bir varlığın, nesnenin, olayın veya çevrenin, duyu organlarımız üzerinde bıraktığı izlenimler belirli bir plana göre okura aktarılır.
  ÖZELLİKLERİ:
   1.Betimlemeler açıklayıcı ve sanatsal betimleme olmak üzere ikiye ayrılır.
   2.Kişinin iç dünyasını anlatan betimlemelere tahlil(ruhsal portre) denir.
   3.Kişinin dış görünüşünü anlatan betimlemelere simgesel  (fiziksel portre)  betimleme denir.
   4.Roman, hikâye, tiyatro, gezi yazısı   gibi türlerde kullanılır.
   5.Kelimelerin yan ve mecaz anlamlarına yer verilebilir.

   Betimleyici anlatım biçimi, amacına göre iki çeşittir:
   Açıklayıcı Betimleme : Bu tür betimlemelerde amaç bilgi vermektir. Betimlenen varlık ya da nesne tanıtıcı ve ayırıcı özellikleriyle nesnel bir tutumla okura aktarılır.
   Sanatsal Betimleme : Bu betimlemede temel amaç, izlenim kazandırmaktır. Anlatımda, genel ayrıntılardan, ayırıcı ayrıntılara doğru gidilir. Kısaca gözlemlenen varlık ya da nesnenin anlatıcı üzerinde bıraktığı etki yansıtılır.
 
   Sanatsal Betimleme:
   1.İzlenim kazandırmak amacıyla yazılır.
   2.Değişik duyulara seslenen özel ayrıntılar üzerinde durulur.
   3.Ayrıntılar sübjektif olarak verilir.
   4.Amaç sanat yapmaktır.

   Açıklayıcı Betimleme:
   1.Bilgi vermek amacıyla yazılır.
   2.Genel ayrıntılar üzerinde durulur.
   3.Ayrıntılar objektif (olduğu gibi) olarak verilir, betimlemeye  kişisel duygu ve düşünceler katılmaz.
   4.Amaç sanat yapmak  değil, bir konu hakkında bilgi vermektir.
   5.Değişik duyulara seslenen özel ayrıntılar üzerinde durulmaz.

   Örnek :
   “Burada müthiş karasinek vardı. Hele kebapçının bulunduğu yerde… Bir dükkanda ve etrafında bu kadar sinek olmasının bir hikmeti vardır, elbette…”

ÖYKÜLEYİCİ ANLATIM:
Tasarlanan, gözlemlenen ya da yaşanan bir olayı yer, zaman ve kişi kavramlarına bağlayarak anlatan anlatım biçimine öyküleme denir. Öykülemede amaç;anlatılan olayı okuyucunun gözü önünde canlandırmaktır.

Bu anlatım biçimi öykü, roman, masal, biyografi... gibi eserlerin temel örgüsünü oluşturur. Yazar, konuyla ilgili ana düşüncesini okuyucusuna belirli bir olayı yaşatarak algılatmayı amaçlamıştır. Bu anlatım biçimi çoğu zaman "betimleme" ile birlikte kullanılır

   Öykülemeyi oluşturan ögeler; olay,yer,zaman ve kişiler şeklinde sıralanabilir. Olay, öykülemenin temel unsurudur. Olay; bir durumdan başka bir duruma, bir yerden başka bir yere ve görünüşe geçiştir. Olay için, olayın içinde yer alacak şahıslara, olayın geçeceği bir yere ve her olay için bir zamana ihtiyaç vardır.
   Örnek :
   “Hamdi amcamı en son 1960-1961 yıllarında gördüm. Bir iş nedeniyle Ankara’ya gelmişti. Beni görmeden gitmeyi içine sindirememiş, telefon edip geleceğini söylemişti. Tıpkı çocukluğumda babamı beklediğim gibi, camdan cama koşup gelişini bekledim. Uzun yıllar sonra birbirimizi görüp konuşacaktık. Amca yeğen birbirimize sarıldık. Hem sevinçten hem de annemi babamı anımsayıp ağladık. Çocuklarımı kucağına aldı. Onları öpüp öpüp sevdi. Kardeşim, Leman Hanım, bunları görseydi, dedi. O gün onu son görüşüm oldu. Öldüğünü duyduğum zaman ne yapacağımı şaşırdım…”
   ÖZELLİKLERİ:
   1.Olay, kişi, mekân ve zaman ortak öğeleridir.
   2.Olaylar birinci şahsın ağzından anlatılabilir.(Anlatıcı olay kahramanlarından biridir) (Kahraman anlatıcının bakış açısı)
   3.Olaylar ilahi bakış açısıyla anlatılabilir.(Anlatıcı kahramanların iç dünyası da dahil olup biten her şeyden haberdardır.)
   4.Olaylar 3.şahsın ağzından anlatılabilir.(Olan biten bir kamera sessizliğiyle izlenip anlatılır) (Gözlemci anlatıcının bakış açısı)
   5.Kişi, mekân ve zaman olay ve olay örgüsünü oluşturmak için kullanılan öğelerdir.
   6.Öyküleyici anlatım hikâye, roman, anı gibi  türlerde kullanılır.
   7.Öyküleyici anlatımda bir olayın olması şarttır.
   8.Yaşanmış olaylarda olay zinciri, kurgulanmış olaylarda olay örgüsü vardır.
   9.Öyküleyici anlatım sanat metinlerinde ve öğretici metinlerde kullanılır.
   10.Sanat metinlerinde anlatıcı kurmaca kişi, öğretici metinlerde ise gerçek bir kişidir.
  
COŞKU VE HEYECANA BAĞLI (LİRİK) ANLATIM

   1.Lirik anlatımda dil “heyecana bağlı işlev”de kullanılır.
   2.Coşku ve heyecana bağlı anlatım daha çok şiir, roman, hikâye, tiyatro türlerinde kullanılır.
   3.Öyküleyici anlatımda bir olay ve durumun anlatılması; betimleyici anlatımda kişi, durum ve varlıkların betimlenmesi; lirik anlatımda ise duyguların ifade edilmesi esastır.
   4. Coşku ve heyecana bağlı anlatımlarda kelimeler daha çok mecaz ve yan anlamda kullanılır.
   5.Öyküleyici anlatımlarda olay ve durumlar anlatılırken duygusal düşünceler katılmaz. Coşku ve heyecana bağlı anlatımda duygular ve içinde bulunulan ruh hali yansıtılır.

DESTANSI (EPİK) ANLATIM
1.Olağanüstü olaylar ve kişiler anlatılır.
2.Destan türünün yiğitçe havası vardır.
3.Tarihi konular ve kahramanlıklar işlenir.
4.Etkileyici bir özellik taşır.
5.Sürekli hareket vardır.
6.Kelimeler mecaz ve yan anlamlarda kullanılabilir.
7 Şiir, destan roman, hikâye, tiyatro, destansı anlatımın kullanıldığı türlerdir.
8.Anlatımda abartıya yer verilebilir.
9.Sanatlı bir dil kullanılır.

DÜŞSEL (FANTASTİK) ANLATIM
1.Düşsel anlatımda konu; olağanüstü ve fantastik özelliklere sahip, hayal ürünüdür.
2.Zaman belirli ya da belirsizdir; olağanüstü özelliklere sahip olabilir.
3.Mekân, olağanüstü, düşsel öğelerden oluşmuş olabilir. Mekân günlük yaşamda karşılaşamayacağımız niteliktedir.
4.Kişiler çoğu zaman gerçekten uzak kişilerdir. Olağanüstü nitelikte olabilirler.
5.Düşsel anlatımda hayal, varsayım, abartma, kişileştirme gibi unsurlar çok kullanılır.
6.Daha çok di’ li veya miş’li geçmiş zaman kipi kullanılır.
 
Düşsel anlatımla  düşsel olmayan metinlerin benzer ve farklı yönleri:
Benzerlikleri:Her iki anlatımda da yapıyı meydana getiren öğeler (kişi,zaman,mekan,ve olay örgüsü) aynıdır.
Farklılıkları:
1.Düşsel anlatımda konu; olağanüstü ve fantastik özelliklere sahip,hayal ürünüdür.
   Düşsel olmayan anlatımda konu yaşanmış ya da yaşanabilir olmalıdır. Günlük yaşama ait unsurlar konu olabilir.
2. Düşsel anlatımda  tema hayali unsurlardan oluşur
    Düşsel olmayan anlatımda tema konuyla ilgili olarak günlük yaşama ait, yaşanabilir özelliktedir.
3. Düşsel anlatımda zaman belirli ya da belirsizdir. Bazen zaman ötesi nitelikler taşır.
    Düşsel olmayan anlatımda  zaman belirli ya da belirsizdir. İçinde bulunduğumuz zamanın özelliklerine sahiptir.
4. Düşsel anlatımda mekân olağanüstü, düşsel öğelerden oluşmuş olabilir. Mekân günlük yaşamda karşılaşamayacağımız niteliktedir.
    Düşsel olmayan anlatımda  mekân, olağanüstü, düşsel öğelerden uzak, sıradan, günlük yaşamda karşılaşacağımız mekânlardır.
5. Düşsel anlatımda kişiler çoğu zaman gerçekten uzak kişilerdir. Olağanüstü nitelikte olabilirler.
    Düşsel olmayan anlatımda  kişiler sıradan, günlük yaşamda karşılaşabileceğimiz kişilerdir.

EMREDİCİ ANLATIM
1.Dil alıcıyı harekete geçirme işlevinde kullanılır.
2.Emir, telkin, öneri anlamı taşıyan ifadelere yer verilir.
3.Öğretici ve açıklayıcı yönleri vardır.
4.Sosyal hayatın düzenlenmesinde emredici anlatım kullanılır.
5.Trafik kuralları, bazı eşyaların kullanma kılavuzları emredici anlatıma örnek verilebilir

GELECEKTEN SÖZ EDEN ANLATIM
1. Gelecekten söz eden metinler varsayım ile oluşmuştur.
2. Genellikle gelecek zaman ifadesi kullanılır.
3. Verilerden yola çıkılarak geleceğe ait tahminler  yapılabilir.
4. Olandan çok olması istenilen anlatılır.
5. Gerçekleşmesi mümkün olmayan tasarı ve düşünceler (ÜTOPYA) anlatılır.

“Gelecekten söz eden anlatım” ile “düşsel anlatım” arasındaki benzerlik ve farklılıklar: Gelecekten söz eden anlatımda ve düşsel anlatımda kişinin kendi hayal dünyasındakiler dile getirilir ve buna göre bir anlatım yolu seçilir. Düşsel anlatımda gerçeklikle ilgisi olmayan tamamen çağrışımlara dayalı olaylar, kişiler, zamanlar anlatılır ve bu yapı unsuruyla konu ve tema oluşturulur. Gelecekten söz eden anlatımda ise gerçeklerden yola çıkılarak tahmine dayalı bir anlatım yolu benimsenir. Yani gelecekten söz eden anlatım gerçeğe daha yakındır.

KANITLAYICI ANLATIM
1.İnandırma, aydınlatma, kendi görüşünü kabul ettirme amaç edinilir.
2.Kavramları tanımlama ve açıklama önemlidir.
3.Okuyucu ve dinleyiciyi ikna etmek, düşündürmek ve üzerinde durulan konudan uzaklaşmamak için bazı kelime, kelime grupları ve cümleler tekrar edilir.
4. Konuşmacı ya da yazar, üzerinde durduğu konuyu aydınlatmak ve düşüncelerini kabul ettirmek için örneklere başvurur.
5.Konuşmacı ya da yazar konuyu aydınlatmak maksadıyla farklı kişilerin düşüncelerine müracaat eder.
6.Kelimeler ve kelime grupları gerçek anlamında kullanılır.
7.Dil daha çok göndergesel işlevde kullanılır.
8. ”Tanımlama, açıklayıcı betimleme, örneklendirme, karşılaştırma, tanık gösterme, sayısal verilerden yararlanma “ gibi düşünceyi geliştirme yollarından faydalanılır.
9.Kanıtlayıcı anlatımda hitap edilen toplumun kültür düzeyi ve beklentileri önemlidir.

MİZAHİ ANLATIM
 1.Okuyucuda uyandırılmak istenen etkiye göre düzenlenir.
2.Ses, taklit, hareket ve konuşma önemlidir.
3.Mizahi unsurlarda gerçekten sapma vardır.
4. Amaç okuyucuyu düşündürmek ve eğlendirmektir.

ÖĞRETİCİ ANLATIM
1.Dil daha çok göndergesel işlevde kullanılır.
2.Söz sanatlarına, kelimelerin mecaz anlamlarına yer verilmez.
3.Verilen bilgiler örneklerle ve tanımlarla pekiştirilir.
4.Daha çok nesnel cümleler kullanılır.
5.Açıklama, aydınlatma, bilgi verme amaçlarıyla yazılır.
6.Öğretici metnin anlaşılması ve yorumlanması için okuyucunun verilen bilgiyi kavrayabilecek birikime sahip olması gerekir.
7.İfade hiçbir engele uğramadan akıp gider.
8.Gereksiz söz tekrarı yapılmaz.
9.Ses akışını bozan, söylenmesi güç sesler ve kelimeler yoktur.
10.Dil ve ifade sade, gösterişsiz ve pürüzsüzdür.
11.Düşünce ve duygular kısa ve kesin ifadelerle dile getirilir.
12.Bu anlatım türü daha çok ansiklopedilerde ve ders kitaplarında kullanılır.
13.Tarihi metinler, felsefi metinler, bilimsel metinler gibi bölümleri vardır.

SÖYLEŞMEYE BAĞLI ANLATIMLA OLUŞTURULMUŞ METİNLERİN ÖZELLİKLERİ
1.Jest ve mimikler anlatımın gücünü artırır.
2. Hikâye, roman, tiyatro, mülakat, röportaj, monolog söyleşmeye bağlı anlatımın kullanıldığı metin türleridir.
3.Karşılıklı konuşmalar, bağlama ve konuşulan kişiye göre değişebilir.
4.Görme ve işitmeyle kurulan iletişim önemlidir.
5.Vurgu ve tonlama önemlidir.
6.Roman, hikâye ve tiyatrolardaki karşılıklı konuşmalara diyalog, iç konuşmalara ise monolog denir.
8.Tekrarlar,söyleşmeye bağlı anlatımlarda ifadeyi kuvvetlendirir.
9.Söyleşmeye bağlı metinlerde anlatımın süresi sınırlandırılmalıdır.



Ödev